Özel Arama

5 Ağustos 2010 Perşembe

Felaket bağıra bağıra geldi



Yaklaşık 1 ay önceki yazımda felaketin yaklaşmakta olduğunu transferde ihtiyaç duyulan yenilenmenin gerçekleşmemesinden dolayı sıkıntılar yaşayabileceğimizi belirttim.

4 Ağustos 2010'da oynanan Şampiyonlar Ligi ön eleme maçının 2-2'nin rövaşında, Fenerbahçe Kadıköy'de İsviçre'nin Young Boys takımı karşısında tel tel döküldü. İlk maçta şansımız yerindeydi ve fark yemeden 2 gollü beraberlikle maçı kurtardık. Eğer Young Boys takımı çok yetenekli oyunculardan oluşan bir takım olsaydı her iki maçta da 6-7 gollü hezimetler yaşayabilirdik. Çünkü
Young Boys takımı maçta istediği herşeyi buldu. Çok rahat mesafe kat etti, istediği şutları çekti, savunmasını kapattı, orta alanda antreman yapar gibi top çevirdi.

İlk yarı istatistikleri görüldüğünde çok hazin bir tablo vardı; Young Boys'un 6 atağı, kaleyi bulan da 5 şutu vardı. Fenerbahçe'nin ise 0 atak, 0 şutu... O tabloyu görünce içim acıdı takımıma.
40. dakikada Stoch'un kırmızı kart görmesi ve takımın 10 kişi kalması bahane edilemez çünkü Aykut Kocaman teknik direktörlüğü başladığından beri Fenerbahçe her maçta kırmızı kart görüp 10 kişi mücadele ediyor.

Belki de dün gece Young Boys'a elenmemiz güzel oldu. Kimse bana kızmasın çünkü bu kadroyu ve bu futbolu Şampiyonlar Ligi'nde düşünmek bile istemiyorum. Beşiktaş'ın yaşadığı Liverpool vakasının bir benzerini biz de yaşayabilirdik. Dün Daum'a tu kaka edenlerin hepsine "BUGÜN DAUM GELSİN Mİ?" diye sorsak tereddütsüz evet derler. Aykut Kocaman'ın oynattığı, daha doğrusu oynatamadığı futboldan herkes çok korkuyor. Çünkü kimse ne olacağını, sonunun nereye varacağını bilmiyor. Aykut Hoca'nın ne oynattığını kimse anlayamadı!

Daha da yukarı bakmak lazım, takımın bu halde olmasının yegane sebebi sayın başkan Aziz Yıldırım'dır. Fenerbahçe son hafta kaçırdığı şampiyonluk sonrası hemen toparlanma sürecine girmesi gerekiyordu. Adam eksiği her noktadan kendini belli ediyordu. Defansa kaliteli bir stoper, sağ bek, orta sahaya defansif özelliği olan bir ön libero ve tek başına oynamayı kaldırabilecek kaliteli bir forvet alınmalıydı. Fakat yönetim hiç oralı olmadı. Sanki sezonu Fenerbahçe Şampiyon tamamladı ve kadrosu harikalar yarattı gibi davranıldı.

İşin kötü yanı taraftar da olan biteni eleştiremedi. Başkanımız ne eylerse güzel eyler düşüncesindeydi. Fakat aylar geçti ortada Fenerbahçe'nin ihtiyacını karşılayacak adamlar yoktu. Hazırlık maçları ve resmi 2 maçta takım korkunç bir futbol oynadı. Son 20 yılda Fenerbahçe'nin bu kadar ezildiğini hatırlamam.

Artık Aziz Yıldırım ve kurmaylarının ayaklarını denk almaları gerekiyor. Fenerbahçe'yi bu hale getirenlerin baş sorumlusu bu kişilerdir. Kendi bitmez tükenmez egolarıyla yıllardır takımı bitme noktasına getirdiler ve son gelinen nokta 4 Ağustos Fenerbahçe-Young Boys maçıydı. Sayın Aziz Yıldırım vazgeçilmez ve eşsiz bir adam değildir. Bu kulübe yönetici olabilecek kapasiteye sahip çok kaliteli ve günümüz futbolundan anlayacak kapasiteye sahip kişiler mevcuttur. Bu kişilerin başında; Mehmet Ali Aydınlar, Ali Koç, Ferit Şahenk, Sadettin Saran gibi isimler geliyor. Eminim ki hiç biri Aziz Yıldırım'ın yaptığı büyük hataları yapmayacaktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder